Ürün Bilgileri
YAŞLANMAYA SON! HASTALIKLARI YENEBİLİRSİNİZ!
Dünyada insanların 120 yaşına kadar sağlıklı olarak yaşayıp, 70-80 yaşlarında çocuk sahibi oldukları 5 yerden birisi olan Orta Asyada Himalaya dağları eteklerindeki HUNZA suyunun özelliklerini ileri teknoloji ürünü İONİZER SU ARITMA PROSESLERİ İLE ÜRETMEK ARTIK MÜMKÜN!..
Alkali-İonize-Su; sağlıklı yaşam için hücrelerimizin gereksinim duyduğu ionize- alkali mineralleri içeren için mükemmel bir sudur.
YENİ BİR SU: Alkali-İonize-Su arıtma, vücudunuzun suya olan ihtiyacını mükemmel derecede karşılayarak hücrelerinizin enerji üretiminin en yüksek seviyede olmasını sağlar,size güç ve dayanıklılık kazandırır.
SUDAN DAHA HIZLI: Vücudumuzda gerçekleşen kimyasal ve biyolojik olaylarda baş rolü oynayan Su, vücudumuzun %60 dan fazlasını, kanınızın ise en az % 80 ini oluşturmaktadır.
İşte bu nedenle İçtiğimiz suyun miktarı ve kalitesi son derece önemlidir.
Vücudumuzun Fiziksel ve mental su ihtiyacını en hızlı ve en etkin şekilde karşılayabilecek niteliklere sahip olan su, Alkali-İonize-su arıtma cihazından elde ettiğimiz Sudur.
GENÇ KALIN: İYONİZE SU ARITMA Yeterli miktarda Alkali-İonize- su içerek, (hidrate olarak) yaşlanmaya sebep olan zehirli artık maddeleri vücudumuzdan süpürüp atar, cildimizin ve vücudumuzun yaşlanmamasını yani Anti-Aging i gerçekleştirmiş oluruz.
Su, böbreklerimizi maksimum kapasitede çalışmasını sağlayarak, karaciğerimizin fazla yağ metabolize etmesini engelleyebilir böylece şişmanlamamızı engeller, kendimizi daha genç hissedebiliriz.
HASTALIKLARLA SAVAŞ: Hastalıklarla savaşmanın öncelikli tedbirinin, hastalandığımızda bol miktarda su içmek olduğunu öteden beri biliriz.
Alkali-İonize Su; alkali olması, mikro boyutta olması ve antioksidan olması ana özellikleri ile gerek hastalıktan korunmakta gerekse iyileştirme safhasında etkin görev yapabilir.
SAFLIK VE TEMİZLİK: Ionizer su arıtma cihazından elde edilen su, Alkali-İonize öncelikle 0.1 mikron hassasiyette, kademeli, antibakteriyel, antiviral ,aktif karbon filtreden geçtiğinden, mikrop ve bakterilerden tamamen arınmış, içebileceğniz en sağlıklı ve kaliteli sudur.
Ionizer su arıtma “Gençlik Pınarı” mı ?
Alkali-İonize Su arıtma, Water Ionizer’de bulunan elektroliz ünitesinde üretilir.
Elektroliz işlemi kısaca; suya elektrik akımı verilerek suyun içindeki (+) ve (-) ionların ayrıştırılmasıdır.
Bu işlem sonucunda oluşan Alkali-İonize Su;
- İçinde erimiş biyolojik olarak aktif hidrojen içerdiğinden, hastalıkların ve erken yaşlanmanın sebebi olan “serbest radikalleri” yakalayarak nötralize eder.
- Yüzey gerilim katsayısı azalarak mikro su haline dönüştüğün den, besinlerin ve suyun hücrelerimiz tarafından hızlı ve bol miktarda emilmesine olanak sağlar.
- Yüksek Alkalite (pH derecesi) özelliği ile, vücudumuzda dengeyi bozarak erken yaşlanma ve hastalıklara sebeb olan toksik – asidik artıkları süpürüp atar.
- İçinde bulunan, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum gibi sağlığımız için çok gerekli olan minerallerin ionize hale gelerek hücrelerimiz tarafından çok daha kolay alınmasını sağlar.
YETİŞKİN HASTALIKLARI VE YAŞLANMANIN SEBEBİ
Vücudumuzun gereksinim duyduğu gıdaların, hormonların,oksijenin kan dolaşımı ve lenf sistemi ile hücrelerimize taşınması ve zararlı maddelerin vücudumuzdan uzaklaştırılması hep sulu ortamda olup, vücudumuzda oluşan bütün enzimatik ve kimyasal reaksiyonlar su vasıtası ile gerçekleşmektedir.
Protein ve enzimlerin etkin olabilmesi için vücudumuzda akmakta olan sıvıların viskozitelerinin (kalınlığının) düşük olması çok önemlidir.
Bilim adamları, kanser hastalığının oluşmasındaki en önemli faktörün, zararlı yiyecek, içecek ve kirlenmiş çevre nedeniyle hücrelerimizde meydana gelen oksidasyon olduğunu ve garip bir oksijen molekülünün hücre genetik koduna bozarak hücre yapısına zarar verdiğini ifade etmekte, sağlıklı hücrelerimizi oksidasyon etkisinden koruyarak hastalıkları önlemenin bir yolunun, serbest radikalleri antioksidanlar ile nötralize ederek vücudumuzdan süpürüp atmak olduğunu savunmaktadırlar.
Bazı araştırmacılar, antioksidan adı verilen maddelerin bu bozulmayı önleyeceğine inanmakta ve doğal antioksidanlar alarak (örneğin, vitamin C, vitamin E, beta-caroten, selenyum ve amino asitler gibi) , hepatit, siroz, kanser, diyabet ve diğer hastalıklar ile erken yaşlanma olgusundan korunulabilineceğini savunmaktadırlar.
Antioksidanlar, serbest radikallere elektron verip onları bloke ederek hücrelerimize zarar vermesini önleyerek hastalıkların önüne set çeker ve yaşlanmayı geciktirir.
Amonyak,hidrojen sülfür, histaminler, indoller, fenoller ve skatol ler gibi toksik artıkların vücutta artması vücuttan hoş olmayan koku yayılmasına sebeb olur. (örneğin; hepatit ve siroz hastalarının da olduğu gibi)
Bu gibi hastalıklarda vücut aktif oksijen içeren nötrofil lökositleri (serbest radikal) üreterek bu zararlı toksin maddeleri nötralize edip organlara zarar vermesini önlemeye çalışır,ancak vücudumuz bu maddelerden fazla üretirse zararlı toksinleri imha etmesinin yanında sağlıklı hücrelere de hasar verebilir, işte antioksidan maddeler kullanarak bu serbest radikallere onların ihtiyaçları olan elektronlar verilerek nötralize edilir ve hasar vermeleri önlenmiş olur.
Sağlıklı olmanın yolu, vitamin C,vitamin E, beta-karoten gibi antioksidan maddeler içeren sağlıklı diyetlerden geçmekle beraber, günlük yaşamımızda bu besinlerden yeteri kadar alamadığımızda bir hakikattir.
Hasar görmemiş olan hücrelerimiz hastalık ve enfeksiyonlara karşı en dayanıklı diğer bir deyişle bağışıklığı en üst düzeyde hücrelerimizdir, bunların fazla sayıda olması ile sağlıklı olabilir, sağlığımızı koruyabilir ve de yaşlanmamızı geciktirebiliriz.
ALKALİ-İONİZE SU ARITMA NIN BİYOLOJİK AKTİVİTESİ
Alkali-İonize Su arıtma dan elde ettiğimiz su, vücudumuzdaki zararlı oksidasyonu nötralize edecek kadar bol miktarda serbest elektron içerir, bu serbest elektronlar hastalık ve erken yaşlanmaya sebep olan serbest radikalleri vücudumuzdan süpürüp atarak sağlıklı ve uzun yaşamamızı sağlar.
Alkali-İonize Su arıtma dan düzenli olarak su içilerek ,sindirim sistemindeki aşırı fermantasyon dizginlenip indirekt olarak metabolizmayı etkilenir, daha temiz bir dışkı ve idrar oluşması sağlanabilir
Düşük molekül ağırlığı ve yüksek antioksidan gücü ile Alkali-İonize Su, serbest radikalleri yakalayıp vücudumuzdan süpürüp atan ve hücrelerimizin su ile mineral ihtiyacını en etkin biçimde karşılayan mükemmel bir sudur.
ANTİOKSİDAN VE SERBEST RADİKALLER
Bütün Serbest Radikaller hücrelerimizden elektron çalarlar. Genel olarak yaşlanma prosesi serbest radikallerin hücrelerimiz ve DNA’ mıza verdiği zararlardan oluşur. Serbest Radikaller, vücudumuza ve hücrelerimize saniyede 100.000 kez hücum ederek elektron çalmak isterler. Şayet vücudumuzda yeteri kadar anti-oksidan yok ise direk olarak hücrelerden alırlar. Bütün anti-oksidanlar değişik biçimde elektron verirler, örneğin vitamin C elektron verir; ancak kendisi okside olarak serbest radikal haiine dönüşür ve eiektron çalma güdüsüne sahip olur.
Kendi elektronunu verdiği halde serbest radikal haline dönüşmeyen yegane antioksidan (H) olup elektron verir, oksijeni yakar ve çok güçlü bir anti-oksidant haline geçer. Çok küçük olduğundan vücuttaki her yere gidebilir. Taze organik yiyeceklerde de yüksek miktarda (H) vardır, ancak pişirme işlemi negatif iyonların büyük bir kısmının kaybolmasına neden olur. İnsan kanı, salyası ve idrarında yapılan testlerde tüm insanlarda (özellikle yaşlandıklarında) düşük miktarda (H) bulunmuştur. Yani herkes aşırı derecede okside olmuş durumdadır. İşte bu elektron eksikliği çeşitli hastalıklara neden olur. Insan vücudunu olutşuran hücrelerde biyolojik savunma olayı geçerlidir, virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler, hücrelerimiz sağlıklı ise hücre savunmasını geçemezler ve menfi etkileyemezler. Vücudumuzdaki elektron miktarını artırarak, zararlı organizmaların yaşamasını engelleyebileceğimiz gibi bağışıklık sistemimizi iyileştirerek, serbest radikallerin, toksinlerin ve zehirlerin atılmasını sağlayabiliriz. Tıp ilimi bağışıklık sistemine hücum eden virüsler için büyük araştırmalar ve masraflar yapmaktadır. Oysa yapılacak şey biyolojik savunmayı güçlü hale getirmektir. İdeal olarak insan vücudunun alkali olması gereklidir. Ancak yediğimiz yiyecekler ile aşırı asidik hale gelmektedir. Örneğin kanser hastalarının vücutlarında fazla miktarda amonyak bulunur Hastalıklara sebebiyet veren mikrop ve virüslerin en çok tercih ettikleri ortam asidik ortamdır. Ortamın pH’ ının yükseltilerek Alkali hale getirilmesi lie mikrop ve virüslerin yaşayamayacağı ortam yaratılarak hastalıkların önüne geçilebilir. Kanser hücrelerinde hemen hemen hiç hidrojen bulunmaz, vücuda bol miktarda elektron alınarak kansere karşı dayanıklılığını artırmak mümkündür.
Hidrojen, vücudun ihtiyaci olan en önemli besindir. Hücrelerinize yeteri kadar su götürerek, sıhhatli hale getirebilir; yapıcı rnetabolizmayı daha iyi çalıştırabilirsiniz. Normal suyun yarısı kadar molekül hacmine sahip olan aktive su ile hücrelerinize fazla miktarda su ve besini taşıyabilirsiniz. Günde 8-10 bardak Aktive edilmiş su içerek, egzersiz yaparak, iyi beslenerek, uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayatın anahtarını elde etmiş olursunuz. Aktive edilmiş suyun düzenli olarak içmeye başladıktan en geç iki hafta sonra, onun şaşırtıcı ve harika etkisini hissetmeye başlarsınız.
Comments
Leave a comment Trackback